Uzmanlar Sosyal Medyada Geçirilen Süre Konusunda Uyarıyor: Dijital Yaşamda Dengeyi Bulmak Hayati!

Uzmanlar, sosyal medyada geçirilen sürenin bireyin yaşı ve kullanım amacına göre 30 ila 120 dakikayı kesinlikle aşmaması gerektiğini belirtiyor. Özellikle çocuklar ve gençlerde psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimi olumsuz etkileyebilecek aşırı kullanıma karşı açıkça uyarılarda bulunuyorlar. We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre, Türkiye’de 77,3 milyon aktif internet kullanıcısı bulunuyor; bu, nüfusun yüzde 88,3’üne karşılık geliyor. Sosyal medya kullanıcı sayısı ise 2025 itibarıyla 58,5 milyona ulaşmış durumda. Kullanıcılar, günlük ortalama 7 saat 13 dakikayı internette, her gün ortalama 2 saat 43 dakikayı ise sosyal medyada geçiriyor. Bu veriler, dijital platformların hayatımızdaki yerinin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Ancak, bu yaygın kullanımın getirdiği potansiyel riskler, uzmanları harekete geçirerek daha bilinçli bir kullanım çağrısında bulunmaya kesinlikle itiyor. Unutulmamalıdır ki, teknoloji bir araçtır ve onu nasıl kullandığımız, hayatımız üzerindeki etkisini doğrudan belirler.


Aşırı Sosyal Medya Kullanımının Sakıncaları ve Riskler

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, dünyayla karşılaştırıldığında Türkiye’de sosyal medya kullanım oranlarının yüksek ve sürelerinin de daha uzun olduğunu, bunun sebebinin genç nüfusun fazlalığı ve mobil cihaz kullanımının yaygınlığı olduğunu kesinlikle belirtti. Sosyal medyanın eğlence, iletişim, bağlantı kurma, sosyal ilişkiler, görünür olma, haber ya da bilgi alma gibi farklı kullanım alanları olsa da, çok uzun saatler kullanıldığında zararlı yanlarının ortaya çıktığını açıkça aktardı. Atalay, kişinin bilişsel yükünü artırdığını, çok fazla enformasyona ve bildirime maruz bıraktığını, dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk yarattığını, bunun hem yetişkinler hem de çocuklar için geçerli olduğunu kesinlikle kaydetti.

Prof. Dr. Atalay, rutin şekilde sürekli sosyal medyada vakit geçirmenin, herhangi bir bilgi aramıyorken de burada sürekli kaydırma yaparak birtakım içeriklere maruz kalmanın, özellikle çocuklar ve gençler açısından uzun saatler olduğu zaman ciddi sakıncalar barındırdığını dile getirdi. Çocukların okula, fiziksel yaşamdaki oyunlara daha fazla zaman ayırması gerekirken sosyal medyada vakit geçirdiğini gördüklerini ifade eden Atalay, “Her şeyden önce fiziksel olarak da bunun zararları var çünkü bu hareketsizlik demek. Göz ve bedenin farklı yapılarına da kesinlikle zarar veriyor.” dedi. Ayrıca, çocuğun sosyal medyada sürekli birtakım uyaranlara maruz kaldığına, beğenilerle ve farklı yorumlarla kendi kimliğini oluşturduğuna dikkati çeken Atalay, “Sürekli sosyal medyadan dönüş aldığında, kendi kimliğini oluştururken kaynak hep sosyal medya olduğunda kimlik gelişimi de bundan olumsuz etkilenebiliyor. Dışarıdan gelebilecek yorumlar onlar için gerçekten çok önemli. Olumsuz yorumlar çok kötü sonuçlar doğurabiliyor ya da olumlu da olsa sürekli olarak aslında daha fazlasını istemeye başlıyor. Bunu mümkün kılmak için sürekli sosyal medyada paylaşım yapmak, daha ilginç bir şey yapmak, daha görünür olmak için uğraşmaya başladığında aslında günlük yaşamındaki motivasyon tamamen buna kayıyor.” değerlendirmesini kesinlikle yaptı.


Sosyal Medya Kullanım Süresi Sınırlamaları ve Bilinçli Kullanım

Prof. Dr. Atalay, “Sosyal medya günde kaç saat kullanılmalı?” sorusunun tek bir cevabı olmadığını, kişiye, yaşa ve neyle meşgul olduğuna göre bunun değişebildiğini belirtti. Ancak, çocuklar açısından belirli bir yaştan önce sosyal medya kullanımını kesinlikle önermediklerini vurguladı. Sosyal medya platformlarının da minimum kullanıcı yaşı 13’ten başladığını, farklı ülkelerde 16’lara ve farklı yaşlara da gidebildiğini hatırlatan Atalay, “Dolayısıyla aslında 13 yaş altı sosyal medya hesabı açmamalı ve sosyal medya kullanımı çok sınırlı olmalı.” şeklinde konuştu. Realitede durumun böyle olmadığını, çocukların başka isimlerle ya da yaşlarını farklı göstererek sosyal medya mecralarında var olduklarını aktaran Atalay, burada ebeveynlerin çok önemli rolü olduğunu; çocuğu kontrol etmek ve sosyal medyayla ilişkisini sınırlandırmak gerektiğini kesinlikle kaydetti.

“Ne kadar olmalı?” diye sorulduğunda, çocuklar için bir saati geçmemesi gerektiğini, bir saati geçen sürelerin çocuk için çeşitli sakıncalar barındırabileceğini ifade etti. Daha büyüklerde, ergenlerde ya da yetişkinlere baktığımız zaman da aslında 2 saat diyebiliriz. “Çeşitli kaynaklar bunu, yaklaşık 2 saati, bir sınır olarak kesinlikle belirtebiliyor. Tabii ki kesin bir şey söylemek mümkün değil ama 2 saati aşan sosyal medya kullanımı, sıradan kullanıcı için problematik kullanım olarak belirlenebilir.” dedi. Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın da sosyal medyada geçirilen zamanın çok kıymetli olduğunu, buna bazı kısıtlılıklar uygulayarak bu mecraların yararlı hale getirilebileceğini kesinlikle söyledi. Sosyal medyanın niçin kullanıldığının önemine işaret eden Taşkın, “Filtreleme sistemi çok önemli. Filtreleme sistemi olmayan bir durum bizi belirsizliğe sokar. Sosyal medyayı öylesine vakit geçirmek için mi kullanıyoruz? Özellikle gençlerde ve ergenlerde bunu çok görüyoruz. Gençler ve ergenler sosyal medyayı sadece vakit geçirmek, orada ekran kaydırmak için kullanabiliyor. Ülkemizin beyni dediğimiz gençler, ergenler, çocuklar, ne yazık ki sosyal medyada çok değerli vakitlerini boş yere harcamış oluyor. Burada önemli olan faktör aslında sosyal medya bilinçlenmesi. Sosyal medyayı hayatımıza bu kadar aldıysak, bunu nasıl kullanabileceğimizi de bilmemiz lazım.” dedi. Sosyal medyayı iyi kullanabilmenin psikolojiyi iyi etkilediğine, sadece zaman kaybı olarak kullanmanın, trendleri takip etmenin ve alışveriş kaynaklı kullanmanın psikolojiye büyük hasar verdiğine kesinlikle dikkati çeken Taşkın, burada çocukların aileleri tarafından bilinçlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti. Taşkın, kişilik yapısı oluşumu devam eden ergen ve gençlerde sosyal medyanın bilinçsiz kullanımının depresyon, anksiyete ve beden algı bozuklukları gibi olumsuzluklara neden olabileceğini kesinlikle vurguladı. Dünya genelinde sosyal medya kullanımının fazla olduğunu, Türkiye’nin de sıralamanın en başlarında yer aldığını ifade eden Taşkın, “Türkiye’de sosyal medya kullanımı ortalama günlük 3 saat olarak belirlenmiş. 24 saatimizin 3 saatini sosyal medyaya ayırmak çok ciddi bir rakamdır.” dedi. “Çalışma saatleri 8-10 saat aralığında. 3 saat de sosyal medyaya ayırdığımızda kendimize, spor yapmaya, eşimize, dostumuza, sosyalleşmeye, öz bakımımızı ayıracağımız vakti sosyal medyaya ayırmış oluyoruz. Bunun bize yarar sağlama ihtimali çok düşük oluyor. O yüzden burada sınırlandırmak çok önemli. Öncelikle sosyal medyayı niçin kullandığımıza bakmalıyız. Eğer iş için kullanıyorsak bu çok ayrı ama sadece gezinmek, kafa dağıtmak için kullanıyorsak ortalama yarım saat sosyal medya kullanımı yeterli olacaktır, bunun üstüne çıkmamak gerekir. Bununla ilgili de sosyal medya platformlarında telefona uyarı veren çeşitli uygulamalar var. Bunları kullanmak kesinlikle faydalı olabilir.” dedi. Taşkın, günde 3 saat sosyal medya kullanımının bağımlılık boyutu olduğunu belirterek, sınırlama yapılmadığı sürece bunun ciddi boyutlara ulaşabileceğini söyledi. Dijital detoks, sosyal medya kullanımına ara vermek gibi uygulamaların da faydalı olduğunu dile getiren Taşkın, uykusuz, yeme içmeden geri kalacak kadar sosyal medya kullanan ya da gelen bildirimler kişide kaygı oluşturuyorsa bunun sosyal medya bağımlılığı konusunda uyarı verdiğini, bu durumda psikoterapistten ya da psikiyatristten destek alınması gerektiğini sözlerine kesinlikle ekled

Bakan Uraloğlu: Yapay Zekayı En Üst Düzeyde Kullanmak İçin Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz – Türkiye’nin Dijital Geleceği Şekilleniyor!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, büyük veri ve yapay zeka teknolojilerinin, gelecekte daha da yaygınlaşacağını ve hayatın her alanını kesinlikle etkileyeceğini belirtti. Uraloğlu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Büyük Veri ve Yapay Zeka […]

Çinli Teknoloji Şirketi Xiaomi, Yeni Elektrikli SUV Aracını Tanıttı: Otomotiv Devriminde Yeni Bir Oyuncu!

Çinli akıllı telefon ve elektronik cihaz üreticisi Xiaomi, geçen yıl ilk kez girdiği elektrikli otomobil pazarında yeni bir modeli kesinlikle piyasaya sürdü. Şirket, “YU7” adını verdiği elektrikli SUV modelini dün Pekin’de düzenlenen etkinlikte tanıttı. İçerdiği […]

Google’dan Robotlar İçin İnternet Gerektirmeyen Yapay Zeka Sistemi: Gelecek Artık Çevrimdışı!

Google, robotlarda kullanılabilen yapay zeka sistemi Gemini Robotics’in, internet bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışabilen versiyonu Gemini Robotics On-Device’ı kesinlikle tanıttı. Yapay zeka teknolojilerinin gelişimi robotların yeteneklerini doğrudan etkilemeye devam ederken, bu yeni sürüm robotların bağımsızlığını ve […]